Ahmet Haldun Terzioğlu’nun Bilgeoğuz Yayınları’ndan 2009 yılında
çıkarmış olduğu “Bizi Fırtına Vurdu” isimli kitabı okumanızı tavsiye
ediyoruz.
Kitabın yazılma sürecinde yazar ele aldığı konular hakkında şunları
söylemekte;
“Yaşandığı gibi yazıyorum.
Aynen hatırladığım, hissettiğim gibi yazıyorum. Olması gerektiği gibi değil;
olduğu için, olduğu gibi yazıyorum. Alınganlık yapmayın okurken. Suçlamayın.
Kızmayın da…
Gençtik ve inanmıştık. O kadar…
Hala inanmış, sonuna kadar inanmış bir yürek olarak… Hala içinde inandığı
davanın esintilerini taşıyan yaşlı bir yürek olarak. Hep diğer taraftan
yazılanları okudunuz belki. Etkilendiniz. Doğru buldunuz anlatılanları.
Ama bunlar da doğru.
Yorum da yapmayın. Çünkü yanlış
olur! Yanlış yorumlardan dolayı böyle olmuştu!
Sadece okuyun ve bilin…
Anlamaya çalışın.
Bunlar yaşandı…
Ülke terör ve anarşi
fırtınasına tutulmuştu.
Kandı, candı bu fırtınanın
ürünü. Korkuydu, nefretti, kan davasıydı. Yere düşen genç vücutlardı. Sonrası
aynı ipe çekilen genç vücutlar…
Biz, o zamanın gençleriydik.
Öyle veya böyle o fırtına da
vurulduk.
Öyle görünse de biz bizi
vurmadık gerçekte…
Bizi fırtına vurdu!”
Merakla okuyacağınız bu roman 80 dönemi öncesini anlatmakta ve o dönemin
hayatlarından kesitler vermektedir. Olayların nasıl geliştiğini, bu devrin
gençleri ne denli heba ettiğini anlatmaktadır. Kitabın ana karakterinin kuracağı
dostlukları, yaşayacağı sevinç ve kavgaları okurken sizler de onunla birlikte yaşayacaksınız.
Ne denli zor zamanların böyle köklü arkadaşlıklara vesile olduğunu görünce o
dönemde olmak isteyecek, samimi insanların samimi “kardeşliğini”
özleyeceksiniz. Olayın geçtiği “Soğuk Kent”te siz de olayları yaşayacak, olay
kahramanının yaptığı gezilere onunla beraber gideceksiniz. Elinizden bırakmak
istemeyeceğiniz bir kitap “Bizi Fırtına Vurdu”.
Kitabın arka kapağında bulunan satırlar, bizleri kitabın içinde neler
beklediğinin habercisi;
“Kimi zaman anlatmak yaşamaktan
kolay gelir! Kimi zaman da yaşamak, anlatmaktan kolay! Öylesi dönemler vardır
ki hem yaşaması zordur, hem de sonra anlatması! Böylesi fırtınalı bir dönemden
geçtik biz! Aklımızla değil, yüreğimizle, duygularımızla yaşadığımız dönemden.
Yargılamadık kendimizi! Karşı tarafı da… Yalnızca düşman bellemek kolaylığına
kapıldık! Aynı milletin, umut beslenen, geleceği olan koskoca bir nesli, çıkan
fırtınanın içinde yok oldu gitti! Çağa hükmedecek bir nesildi. Türk Milleti
için gerekliydi bu gençler! Öldüler! İşkencelerden geçtiler! Aynı iple, aynı
sehpada asıldılar!
Yiğit çocuklardı hepsi de!
Vurdumduymaz bir hayat yerine ideallerini seçmişlerdi… O gün, oradan öyle
gözüküyordu! Bugün, o zamana ışınladım kendimi! Oradan bakmaya çalıştım!
Gördüklerim korkuttu beni! “Keşke yaşamasaydım” dediklerimin yanında; o fedakârlığı,
o arkadaşlığı, o paylaşımı düşünüp “İyi ki yaşamışım!” dediklerim de oldu. En
çok üzüldüğüm konu: Aynı sosyal sınıfın gariban çocukları kavga etmek yerine,
oturup konuşsalardı! Birbirini anlamaya çalışsalardı! Fırtına da vurulmak
yerine, birer fırtına olup kahpe, sömürü düzenine kafa tutsalardı! Bugün
yaşananlar, yaşanır mıydı acaba?
Gençler! Yarın sizin de
kafanızda “Acaba!” sorusu kalmasın istiyorsanız; konuşmayı, birbirinizi
anlamayı deneyin! Fikrinize ve kendinize güvenin!”
Yazarın diğer kitapları gibi “Bizi Fırtına Vurdu” kitabı da sizi olay
döngüsünün içine alıyor ve o dünyayı size de yaşatıyor.
Yazarın diğer kitaplarını da en kısa zamanda sizlerle paylaşacağımızı
belirtip, değerli kitapseverlere şimdiden iyi okumalar dileriz.
Yorumlar
Yorum Gönder